Sabahlarınız Şişiyor Mu? Tuzun Bedeninize Etkisi Şok Edici!
Sabahları yüzünüz ve elleriniz şişiyorsa nedeni bu olabilir! Uzman uyardı. Birçok insan sabahları yavaş yavaş şişikleşen göz altlarını fark ederken, bu durum aslında tuz tüketiminin bir yansımasıdır. Şimdi, bu konuyu detaylıca inceleyelim.
Günlük beslenme alışkanlıklarımızın önemli bir parçası olan tuz, vücudun sağlıklı işleyişi için gerekli olsa da fazla tüketildiğinde başta kalp-damar ve böbrek sağlığı olmak üzere kemik ve mide sağlığı üzerinde de olumsuz etkilere yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü DSÖ, yetişkinlerin günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutmasını öneriyor. 5 gramın yaklaşık bir silme çay kaşığına karşılık geldiğini söyleyen diyetisyen Sena Nur Doğan, bunun gün içinde tüketilen tüm besinlerden alınan toplam tuzu kapsadığını vurguladı.
Tuz tüketiminde önemli bir bölüm, sofrada eklenen tuzdan değil, ekmek, peynir, zeytin, şarküteri ürünleri, hazır çorbalar, konserveler, turşular, hazır soslar, cips, kraker ve fast food gibi işlenmiş gıdalardan kaynaklanabiliyor. Yani sofrada tuz eklemediğiniz halde satır satır tuz alıyorsunuz. Bu yüzden ürünlerin etiketlerini okumak ve bu ürünlerin tüketimini sınırlandırmak çok önemlidir. Tansiyonunuz normal olsa bile uzun yıllar yüksek miktarda tuz tüketmek kalp-damar sistemi açısından göz ardı edilmemesi gereken bir risk oluşturabilir. Dolayısıyla tuz tüketimini yalnızca hipertansiyonu olan bireylerin dikkat etmesi gereken bir konu olarak görmemek gerekir.
Uzun süre yüksek miktarda tuz tüketimi idrarla kalsiyum atılımını artırabilir. Özellikle kalsiyum alımı yetersiz olan, D vitamini eksikliği bulu veya menopoz sonrası dönemdeki bireylerde bu durum kemik sağlığı açısından dikkate alınmalıdır. Tabii osteoporozun tek nedeni tuz değildir. Hormonal değişiklikler, genetik faktörler, fiziksel aktivite ve beslenme gibi pek çok unsur birlikte değerlendirilmelidir. Tuz tüketimini azaltmak, mide sağlığını korumaya yönelik genel yaşam tarzı düzenlemelerinin de bir parçası olmalıdır.
Sodyumun fazla alınması dokularda su tutulmasına yol açarak ödem ve şişlik hissini artırabilir. Ancak özellikle tekrarlayan veya belirgin ödem şikâyeti bulu kişilerin bunu yalnızca tuz tüketimine bağlamaması ve altta yatan neden açısından hekim değerlendirmesi alması önemlidir.
Tuz tüketimini azaltmanın en etkili yollarından biri işlenmiş ve paketli gıdaları sınırlandırmak, ürünlerin etiketlerini okumak ve daha fazla taze, doğal besin tercih etmektir. Tuz yerine kekik, biberiye, fesleğen, kimyon, sumak, sarımsak, limon suyu ve sirke gibi doğal aromalardan yararlanılabilir. Tuzunu azaltırken başlangıçta yemekler daha tatsız gelebilir. Ancak damak tadı zamanla daha düşük tuz düzeyine uyum sağlayabilir. Bu nedenle tuz miktarını kademeli olarak azaltmak ve yemekleri farklı baharatlarla lezzetlendirmek sürdürülebilir bir yöntemdir.
Sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra tuz ve sodyum alımını doğru yönetmeyi gerektiriyor. Tuzluğu sofradan kaldırmak önemli bir başlangıç ancak asıl farkı işlenmiş gıdaları azaltmak, etiket okumayı alışkanlık haline getirmek ve doğal besinleri daha sık tercih etmek oluşturuyor. Sağlığımızı korumaya yönelik büyük değişiklikler, günlük hayatımızdaki küçük tercihlerle başlıyor. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber

