NBŞ Uyarısı: Çocuklar Bu Şekerlerden Uzak Durmalı!
Prof. Dr. Elif Özmert, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Türkiye’de çocukların NBŞ (nişasta bazlı şeker) tüketiminin öngörülen sağlık risklerine dikkat çekti. Sokağa çıktıda, şehir sokaklarında dolaşırken çocukların bu şekerden uzak durması gerektiği mesajı verildi.
NBŞ, nişasta içeren bitkilerden elde edilen ve glukoz ile fruktozun karışımından oluşan bir şeker türüdür. Sofra şekerinden sonra ikinci en büyük kullanım payına sahip olan bu şeker, şekerleme, unlu mamuller, helva, reçel, marmelat, dondurma, geleneksel tatlılar ve alkollü-alkolsüz içeceklerin üretiminde sıklıkla tercih ediliyor. Üreticiler, ürünlere kolay karışması, tatlılık ve kıvam sağlaması, raf ömrünü uzatması gibi sebeplerle NBŞ’yi seçiyor. Türkiye’de bu şekerin üretimi ve denetlenmesi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenli olarak kontrol ediliyor.
Özmert, NBŞ’nin içindeki yoğun fruktoz oranına vurgu yaparak, şeker pancarından elde edilen sofra şekerinin glukoz ve fruktozu eşit oranında içerdiğini belirtti. NBŞ, şeker pancarından elde edilen şekere göre daha basit ve ucuz yöntemlerle üretilebildiği için yaygınlaşıyor. Çocukların şekerli içecek tüketimine dair yapılan çalışmalar, 2013, 2016 ve 2022 yıllarında yapılan araştırmalarda, çocukların şekerli içecek tüketiminin bağımlılık yapıcı etkisini gösteriyor. Ailelerin kendi tüketim alışkanlıklarının da çocukların bu gıdalara yönelmesinde rol model oluşturduğunu vurgulayan Özmert, okul kantinlerine yönelik düzenlemelerin tüm bileşenleriyle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Okullarda sağlıklı bir öğün hizmeti verilmesi, çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmesi ile hastalıklardan korunması açısından kritik önem taşır.
Çocuklarda obezitenin erken yaşta başlamasının, erişkinlikte kalıcı sağlık sorunlarına yol açtığı araştırmalarla destekleniyor. Özmert, obez çocukların yüzde 55’inin obez ergen, obez ergenlerin de yüzde 80’inin obez yetişkin olacağını belirtti. İnsülin direnci, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, kanser ve felç gibi risklerin, çocuklukta başlayan obeziteyle ilişkili olduğunu ifade etti. Ayrıca obez gebelerin yüksek kilolu bebek dünyaya getirme ihtimalinin bulunduğunu ve bunun beraberinde çeşitli riskler getirebileceğini söyledi.
Bu uyarı, özellikle pandemi sonrası artan şekerli içecek tüketimiyle ilgili endişeleri gündeme getiriyor. Çocukların günlük kalorilerinin %5’inden fazla ilave şeker tüketilmemesi gerektiğini öne süren Özmert, ilk iki yılında ilave şeker tüketiminin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Aileler, çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarını oluşturmak için evde ve okulda şekerli içecekleri azaltmalı.
Geleneksel tatlılar ve dondurmaların popülerliği, NBŞ’nin kullanımını artırıyor. Çocukların bu tatlıları tüketirken, içerdikleri yüksek fruktoz oranının sağlık üzerindeki olumsuz etkileri göz önünde bulundurulmalı. Okullarda sağlıklı öğün hizmetiyle birlikte, ebeveynlerin de çocuklarını şekerli içeceklerden uzak tutma konusunda farkındalık artırılmalı.
Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber

